J.V. STALİN


RUS KOMÜNİSTLERİNİN SİYASİ STRATEJİSİ VE TAKTİĞİ ÜZERİNE


Bir Broşür Taslağı




I

TERMİNOLOJİK TANIMLAR VE ARAŞTIRMANIN KONUSU


1- Siyasi strateji ve taktiğin etkinlik alanı, uygulama alanı. Proletarya hareketinin objektif ve sübjektif olmak üze re iki yanı olduğu kabul edilirse, strateji ve taktiğin etkinlik­ alanı kendini hareketin sübjektif yanıyla sınırlar. Objektif yan, proletaryanın ve onun partisinin iradesinden bağımsız olarak onun dışında ve etrafında cereyan eden gelişme süreçlerinden, son tahlilde tüm toplumun gelişmesini belirleyen süreçlerden oluşur. Sübjektif yanı ise, objektif süreçlerin proletaryanın bilincindeki yansıması olarak proletaryanın içinde cereyan eden süreçler, gerçi objektif süreçlerin seyrini hızlandıran ya da yavaşlatan, fakat onları asla belirlemeyen süreçler oluşturur.


2 -Marksizmin teorisi, her şeyden önce objektif süreçleri gelişimleri ve yokoluşları içinde araştırır, gelişme eğilimini belirtir, kaçınılmaz olarak iktidara gelecek veya iktidardan düşecek, düşmek zorunda olan sınıf ya da sınıflara işaret eder.


3- Marksizmin programı teoriden çıkarılan sonuçlara dayanır, yükselen sınıfın -bu durumda proletaryanın-, kapitalizmin gelişmesinin belirli bir dönemi boyunca veya tüm kapitalist dönem boyunca hareketinin hedefini (asgari program ve azami program) belirler.


4- Strateji, programın direktiflerini kendine kılavuz edinir ve içte (ulusal) ve uluslararası planda mücadele eden güçlerin tahliline dayanır, proletaryanın devrimci hareketinin yöneltilmesi gereken genel yolu, genel doğrultuyu saptar ki, oluşan ve gelişen güçler dengesinde en iyi sonuçlar alınabilsin. Buna uygun olarak, sosyal cephede proletaryanın ve müttefiklerinin güçlerinin mevzilenme planını ortaya koyar (genel mevzilenme). “Güçlerin mevzilenme planının ortaya konması”, güçlerin mevzilenmesinden -hazır tutulmasından-­ oluşan ve taktik ve strateji tarafından ortaklaşa gerçekleştirilen fiili (somut-­pratik) çalışmayla karıştırılmamalıdır. Bu, stratejinin yolu saptamak ve proletarya kampındaki savaşan güçlerin mevzilenme planını ortaya koymakla yetindiği anlamına gelmez, tam tersine strateji, mücadeleyi yönetir ve tüm bir dönüşüm dönemi boyunca mevcut taktiklerde düzeltmeler yapar, taktiği desteklemek amacıyla tasarrufundaki yedeklerden ustaca yararlanır ve onlarla manevra yapar.


5- Taktik, -stratejinin direktiflerini ve gerek ülkedeki gerek komşu ülkelerdeki devrimci hareketin deneyimlerini kendine kılavuz edinen, her verili anda gerek proletarya ve onun müttefikleri içindeki, gerek düşman kampı içindeki güçlerin durumunu (yüksek veya düşük kültür düzeyi, yüksek veya düşük örgütlülük ve bilinçlilik derecesi, şu ya da bu geleneklerin varlığı, hareketin şu ya da bu biçimlerinin, temel ve yardımcı olmak üzere örgütlenme biçimlerinin varlığı) hesaba katan ve düşman kampı içindeki uyumsuzluktan ve her karışıklıktan yararlanan taktik-, (stratejik plan temelinde ortaya konan güçlerin mevzilenme planım gerçekleştirmek üzere) geniş yığınları proletaryanın safına kazanmak ve onları sosyal cephedeki savaş mevzilerine yakınlaştırmak için tutulması gereken somut yolları, stratejinin başarılarını en emin bir şekilde hazırlayan yolları anahatlarıyla tasvir eder. Buna uygun olarak, Partinin şiarları ve direktifleri onun tarafından ilan edilir ya da değiştirilirler.


6- Strateji, tarihsel dönemeç anlarında, tarihsel dönüm noktalarında değişir, bir dönemeçten (dönüm noktasından) bir diğerine kadar olan dönemi kapsar; bu yüzden, tüm bu dönem boyunca hareketi, proletaryanın çıkarlarını yansıtan genel hedefe doğru yönlendirir, tüm bu dönemi dolduran sınıflar arasındaki savaşı kazanmayı amaçlar, ve dolayıyla bu dönem boyunca değişmeden kalır.


Taktik ise, verili dönemeç, verili stratejik dönem temeli üzerinde inişler ve çıkışlar tarafından, savaşan güçlerin karşılıklı ilişkisi tarafından, mücadelenin (hareketin) biçimleri tarafından, hareketin temposu tarafından, herhangi bir bölgedeki, herhangi bir andaki mücadele arenası tarafından belirlenir, ve bu etkenler bir dönemeçten diğerine zaman ve ­mekan koşullarına uygun olarak değiştiklerinden, stratejik dönem süresince taktik birçok kez değişir (ya da değişebilir); çünkü taktik, tüm savaşı değil, savaşta zafere ya da yenilgiye yol açan sadece tek tek çarpışmaları kucaklar. Stratejik dönem taktik dönemden daha uzundur. Taktik, stratejinin çıkarlarına tabidir. Taktik başarılar, genel konuşulduğunda, stratejik başarıları hazırlar. Taktiğin görevi, kitleleri o şekilde mücadele içine sokmak, öyle şiarlar ileri sürmek, kitleleri o şekilde yeni mevzilere yakınlaştırmaktır ki, tüm mücadelelerin toplamı ile savaş kazanılsın, yani stratejik başarı elde edilsin. Ancak taktik bir başarının stratejik başarıyı engellediği veya ertelediği de olur, böyle durumlarda taktik başarılardan vazgeçmek zorunludur.


Bir örnek. Kerenski altında 1917 başlarında işçiler ve askerler arasında savaşa karşı ajitasyonumuz kuşkusuz bir taktik eksi ile sonuçlandı, çünkü kütle bizim konuşmacılarımızı kürsüden alaşağı etti, onları dövdü, bazen parçaladı, kütle Partiye yakınlaşacağı yerde ondan uzaklaştı. Yine de bu ajitasyon, taktik başarısızlığa rağmen, büyük bir stratejik başarıyı hazırladı, çünkü çok geçmeden kitleler, savaşa karşı yürüttüğümüz ajitasyonun doğru olduğunu anladılar ve bu, onların daha sonra Partinin yanına geçmesini hızlandırdı ve kolaylaştırdı.


Ya da devam. Komintern'in, yirmi bir koşula [14] uygun olarak, reformistlerle ve merkezcilerle araya sınır çekme talebi, kuşkusuz belli bir taktik eksiyi ifade eder, çünkü bilinçli olarak, Komintern “yandaşları”nın sayısını azaltır ve onu geçici olarak zayıflatır, ama bunun yerine Komintern’i güvenilmez unsurlardan temizleyerek büyük bir stratejik artı getirir, ki bu şüphesiz Komintern’in sağlamlaşmasına, onun saflarının sıklaşmasına, yani onun gücünün daha da artmasına yol açacaktır.


7- Ajitasyon şiarı ve eylem şiarı. Bunları birbirine karıştırmak yanlıştır, tehlikelidir. “Tüm İktidar Sovyetlere” şiarı, 1917 Nisan’ından Ekim’ine kadar olan dönemde bir, ajitasyon şiarıydı; Ekim başında (10 Ekim) Parti MK’nin “iktidarı ele geçirme” kararı almasından sonra Ekim'de eylem şiarı haline geldi. Bagdatyev grubu Nisan’da Petrograd’daki çıkışında, şiarların bu şekilde bir karıştırılması hatasını işledi.


8- (Genel) direktif, parti için bağlayıcı olan, şu ve şu zamanda, şu ve şu yerde doğrudan eyleme geçme çağrısıdır. “Tüm İktidar Sovyetlere” şiarı, Nisan başlarında (“Tezler” [15]), bir propaganda şiarı idiyse; Haziran’da ajitasyon şiarı ve Ekim’de (10 Ekim) eylem şiarı haline geldiyse, Ekim’in sonunda da dolaysız direktif haline geldi. Tüm parti için genel bir direktiften söz ediyorum, bu arada, genel direktifin açılımı içinde ayrıca mahalli direktiflerin de olması gerektiği görüşündeyim.


9- Küçük-burjuvazinin yalpalamaları, özellikle politik krizlerin arttığı dönemlerdeki (Almanya’da Reichstag [Alman İmparatorluk Meclisi-ÇN] seçimlerinde, Rusya’da Kerenski altında Nisan, Haziran ve Ağustos’ta ve yine Rusya’da 1921 Kronstadt sırasında [16]) yalpalamaları, dikkatle incelenmeli, göz önüne alınmalı ve bundan yararlanılmalıdır, ama bunlara başeğmek, proletarya davası için tehlikelidir, zararlıdır. Bu yalpalamalar nedeniyle ajitasyon şiarları değiştirilmemelidir, fakat bazen bir direktifi ve belki de (eylem) şiarını değiştirmek veya ertelemek mümkün olabileceği gibi, gerekli de olabilir. “Bir gecede” taktiği değiştirmek, bir direktifi veya hatta eylem şiarını değiştirmek veya ertelemek mümkün olabileceği gibi, gerekli de olabilir. “Bir gecede” taktiği değiştirmek, bir direktifi veya hatta eylem şiarını değiştirmek anlamına gelir, yoksa ajitasyon şiarını değil. (Bkz. 9 Haziran 1917’de gösterinin iptal edilmesi ve benzeri olaylar.)


10- Stratejistin ve taktisyenin sanatı, bir ajitasyon şiarını beceriyle ve zamanında eylem şiarına dönüştürmek ve eylem şiarını da aynı beceriyle ve zamanında belirli somut direktifler haline getirmektir.




II


RUSYA'NIN GELİŞİMİNDE TARİHİ DÖNEMEÇLER


1- 19O4-19O5 yıllarındaki dönemeç (Rus-Japon savaşı, bir yandan otokrasinin tüm çürüklüğünü ve diğer yandan da proletarya ve köylü hareketinin büyük gücünü ortaya çıkarmıştı) ve Lenin’in, Marksistlerin bu dönemece tekabül eden stratejik planı olarak “İki Taktik” [17] adlı eseri. Burjuva-demokratik devrime doğru dönemeç (dönüşümün özü burada yatıyordu). Kadetlerin hegemonyası altında çarlıkla burjuva-liberal bir uzlaşma değil, proletarya hegemonyası altında burjuva-demokratik devrim. (Stratejik planın özü burada yatıyordu.) Bu plan, Rusya’daki devrimin, Batıdaki sosyalist hareket için bir itici güç olacağı, orada devrimi başlatacağı ve Rusya’nın burjuva devriminden sosyalist devrime geçmesini kolaylaştıracağından yola çıkar (III. Parti Kongresi tutanaklarına, Lenin’in Parti Kongresindeki konuşmalarına [18] ve gerek kongrede gerek “Kadetlerin Bir Zaferi” [19] broşüründe diktatörlük kavramının tahliline bakınız). Ülke içinde ve uluslararası planda mücadele eden güçlerin ve bir bütün olarak dönemeç döneminin ekonomi ve politikasının kayıtsız-koşulsuz hesaba katılması. Şubat Devrimi, “İki Taktik”in stratejik planının en az üçte ikisini gerçekleştirerek bu dönemi sona erdirmiştir.


2- 1917 Şubat ve Mart’ında Sovyet devrimine doğru dönemeç (mutlakiyetçi rejimi zıvanasından çıkaran emperyalist savaş, kapitalizmin kesin iflasını ortaya çıkardı ve krizden biricik çıkar yol olarak sosyalist devrimin dolaysız kaçınılmazlığını gösterdi).


Halk, burjuvazi ve İngiliz-Fransız sermayesi tarafından yapılan “şanlı” Ş u b a t Devrimi ile (bu devrim, iktidarı Kadetlere devrettiği için, uluslararası bakımdan durumda herhangi önemli bir değişikliğe yol açmadı, çünkü o, İngiliz-Fransız sermayesinin politikasının bir devamı idi), her şeyi altüst eden Ekim Devrimi arasındaki fark.


Yeni dönemece tekabül eden stratejik plan olarak Lenin‘in “Tezler“i. Çıkar yol proletarya diktatörlüğü. Bu plan, “Rusya’da sosyalist devrime başlayacağımız, kendi burjuvazimizi devireceğimiz, böylece Batıdaki devrimi başlatacağımız, ve sonra da devrimimizi sonuna kadar götürmede bize, Batılı yoldaşların yardım edecekleri” görüşünden yola çıkıyordu. Bu dönemeç döneminde iç ve uluslararası ekonomi ve politikanın kaçınılmaz tahlili (“ikili iktidar” dönemi, koalisyon kombinezonları. Kerenski rejiminin ölüm semptomu olarak Kornilov isyanı, savaştan hoşnutsuzluk temelinde Batılı ülkelerde ortaya çıkan mayalanma).

3 -1917 Ekim dönemeci (salt Rus tarihinde değil, dünya tarihinde bir dönüm noktası), (kapitalizmin tasfiyesi ve dünya ölçüsünde sosyalist düzenin kurulması doğrultusunda bir dönemeç teşkil eden, dünya emperyalizmine karşı uluslararası sosyal cephenin yarılması olarak, ve emperyalist savaşın yerini alan dönem olarak iç savaşı başlatan, Rusya’da proletarya diktatörlüğünün kurulması (Ekim-­Kasım-Aralık 1917 ve 1918’in ilk yarısı) (Barış Kararnamesi, Toprak Kararnamesi, Milliyetler Kararnamesi, gizli antlaşmaların açıklanması, inşa çalışması programı, II. Sovyet Kongresinde Lenin’in konuşmaları [20], Lenin’in “Sovyet İktidarının Görevleri” [20] adlı yazısı, ekonomik inşa).


İktidarda değil, muhalefette olan komünizmin strateji ve taktiği ile, iktidardaki komünizmin strateji ve taktiği arasındaki farkın çok yönlü bir tahlili gerekmektedir.


Uluslararası durum: Rusya’da Sovyet iktidarının varlığı ve gelişmesi için elverişli bir koşul olarak iki emperyalist klik arasındaki savaşın (Brest Antlaşmasının imzalanmasından sonra) devamı.


4- Kısa bir barışçıl inşa döneminden, yani Brest barışından sonra, müdahalecilere karşı askeri operasyonlar çığırı (1918 yazından 192O’nin sonuna kadar). Bu çığır, Sovyet Rusya’nın askeri zayıflığım yansıtan ve Sovyet devriminin en önemli dayanağı olarak Rusya’da Kızıl Ordunun yaratılması zorunluluğunu vurgulayan Brest barışından sonra başladı. Çekoslovakların eylemi. Murmansk, Arkangelsk, Vladivostok ve Baku’nun Antant askerlerince işgali. Antant’ın Sovyet Rusya’ya savaş açması -tüm bunlar, başlanmış bulunan barışçıl inşadan askeri operasyonlara, dünya devriminin ocağını iç ve dış düşmanların saldırılarına karşı savunmaya doğru bir dönemeci kesin olarak koşullandırdı. (Lenin’in Brest barışı üzerine vb. konuşmaları.) Sosyal devrim uzun bir süre geciktiği, ve özellikle yukarıda sözü edilen bölgelerin işgal edilmesinden sonra, Batıdaki proleterlerin ciddi bir protestosu söz konusu olmadığı için kendi başımıza kaldığımızdan, kendi Kızıl Ordumuzu kurmak ve Sovyet Cumhuriyetini kendi güçlerimizle savunabilmek üzere zaman kazanmak için, utanç verici Brest Barış Antlaşmasını yapmak zorunda kaldık.


Her şey cephe için, herşey Cumhuriyetin savunulması için.” Savunma Konseyi’nin kurulması vb. bu yüzdendir. Bu, Rusya’nın tüm iç ve dış yaşamına damgasını vuran savaş dönemidir.


5- Vrangel’in hezimete uğratılmasından sonra 1921 başından itibaren barışçıl inşa çığırı, birçok burjuva devletiyle barış imzalanması; İngiltere ile anlaşma ve benzeri.

Savaş bitmiştir, ancak Batılı sosyalistler ekonomimizin restorasyonunda şimdilik bize yardım edecek durumda olmadıkları için, sınai bakımdan daha gelişmiş burjuva devletleri tarafından iktisaden kuşatılmış olan bizler .kendimizi tek tek burjuva devletlerine imtiyazlar tanımak, onlarla ticari anlaşmalar yapmak ve tek tek kapitalist gruplarla imtiyaz sözleşmeleri yapmak zorunda gördük; bu alanda da kendi başımıza kaldığımızdan, güçlükleri aşmak için manevralar yapmak zorunda kaldık. Herşey ulusal ekonominin yeniden kurulması için. (Lenin’in ünlü konuşma ve broşürlerine bakınız.) Savunma Konseyi’nin, Çalışma ve Savunma Konseyi’ne dönüştürülmesi.


6 –1917’ye kadar Partinin gelişme aşamaları:


a) Temel çekirdeğin, özellikle “Iskra” grubunun yaratılması vs. Ekonomizme karşı mücadele. Credo [22].

b) Geleceğin tüm-Rusya çapındaki İşçi Partisi’nin temeli olarak Parti kadrolarının oluşturulması (1895-1903). II. Parti Kongresi.

c) Kadroların İşçi Partisi’ne gelişmesi ve proleter hareketin seyri içinde Parti saflarının yeni seferber edilen Parti işçileriyle doldurulması (1903 -1904). III. Parti Kongresi.

d) Menşeviklerin, Parti kadrolarına karşı, bunların Partisiz bir kütle haline (“İşçi Kongresi”) çözülmesi uğruna savaşımı ve Bolşeviklerin, Partinin temeli olarak Parti kadrolarını koruma savaşımı. Londra Parti Kongresi ve İşçi Kongresi yandaşlarının yenilgisi.

e) Tasfiyeciler ve Parti yandaşları. Tasfiyecilerin yenilgisi (1908-1910). f) 1908’den 1916 yılının sonuna kadar. Çalışmanın illegal ve legal biçimlerinin birleştirilmesi dönemi ve bütün çalışma alanlarında Parti örgütlerinin büyümesi.


7- Sovyet devleti içinde bir tür Kılıçlı Şövalyeler örgütü olarak Komünist Partisinin, Sovyet devletinin organlarını yönetmesi ve faaliyetlerini denetlemesi.


Bu güçlü örgüt içinde, eski kuşaktan devrimcilerin önemi. Eski kuşaktan devrimcilerin saflarının, son üç-dört yıl içinde çelikleşen yeni fonksiyonerlerle doldurulması.


Lenin uzlaşmacılara karşı uzlaşmaz bir mücadele verirken haklı mıydı? Evet. çünkü aksi taktirde Parti sulandırılmış olurdu, bir organizma değil, heterojen unsurların bir yığını olurdu, aksi taktirde Parti, iç dayanışma ve beraberliğe, emsalsiz bir disipline ve eşsiz bir esnekliğe sahip olamazdı ve bu özellikler olmadan Parti ve onun tarafından yönetilen Sovyet iktidarı, dünya emperyalizmine karşı kendini koruyacak durumda olmazdı. “Parti kendini arındırarak güçlenir”, diyor Lassalle haklı olarak. Her şeyden önce nitelik, ve ancak ondan sonra nicelik.


8- Proletarya partisinin gerekli olup olmadığı ve Partinin rolü sorunu. Parti, istisnasız bütün biçimlerde proletaryanın mücadelesinin tüm biçimlerini mücadelenin istisnasız bütün dallarında yöneten ve mücadelenin en çeşitli biçimlerini bir tek bütünde birleştiren proletaryanın kumanda heyeti ve kurmayıdır. Komünist Partinin gerekli olmadığını söylemek, proletaryanın, özel olarak mücadele biçimlerini inceleyen ve savaş yöntemlerini araştıran kurmayı olmadan, yönetici çekirdeği olmadan savaşması gerektiğini söylemek demektir; bu, aptalca birşey olan, kurmay olmaksızın, kurmayın olduğu haldekinden daha iyi savaşılacağını söylemek demektir.



III

SORULAR


1- Rus-Japon savaşından önce ve sonra otokrasinin rolü. Rus-Japon savaşı. Rus otokrasisinin tüm kokuşmuşluğunu ve zayıflığını ortaya çıkardı. 1905 Ekim’indeki başarılı genel siyasi grev bu zayıflığı tüm berraklığıyla gösterdi (çöpten ayaklar üzerinde duran bir dev heykeli). Ayrıca 1905 yılı sadece otokrasinin zayıflığını, liberal burjuvazinin güçsüzlünü ve Rus proletaryasının gücünü ortaya çıkarmakla kalmadı, aynı zamanda Rus otokrasisinin Avrupa’nın jandarması olduğu, onun güya Avrupa’nın jandarması olacak durumda olduğu yolundaki eski yaygın düşünceyi de çürüttü. Olgular açıkça göstermiştir ki, Rus otokrasisi. Avrupa sermayesinin yardımı olmadan kendi işçi sınıfıyla bile başa çıkacak durumda değildi. Rusya işçi sınıfı uyuduğu ve Rus köylüsü eskiden olduğu gibi Çar babacığına güvendiği için kıpırdamadığı sürece, gerçekten de Rus otokrasisi, Avrupa’nın jandarmalığını yapabilecek durumdaydı; fakat 1905 yılı ve her şeyden önce 9 Ocak 1905’te sıkılan kurşunlar, Rus proletaryasını ayağa kaldırdı ve aynı yıldaki tarım hareketi köylülerin Çara inancını yıktı. Avrupa karşı-devriminin ağırlık merkezi Rus çiftlik sahiplerinden, İngiliz-Fransız emperyalist bankerlerine geçti. Alman sosyal-demokratları 1914’te proletaryaya karşı ihanetlerini örtmek için, Avrupa’nın jandarması olarak Rus otokrasisine karşı savaşın ilerici bir savaş olduğunu ileri sürerek, geçmişin gölgesi ile oyun oynamaktaydı, ve elbette ki bu bir sahtekarlıktı, çünkü jandarma olabilmek için yeterince güç ve kaynağa sahip Avrupa’nın hakiki jandarmaları, Petrograd’da değil, Berlin, Paris ve Londra’da oturuyordu.


Şimdi şu konuda herkes açıklığa kavuşmuştur ki, Avrupa, Rusya’ya sadece sosyalizmi değil, aynı zamanda Çara verilen borçlar vb. şeklinde karşı-devrimi de ihraç etmiştir. Rusya ise, siyasi mültecilerin dışında, Avrupa’ya devrimi ihraç etmiştir. (Rusya her halükarda 1905’te proletaryanın mücadele silahı olarak genel grevi Avrupa’ya ihraç etti.)


2- Meyvenin olgunluğu” üzerine. Devrimci patlamalar anının geldiği nasıl belirlenir?


a) “Meyvenin olgunlaştığını”, hazırlık döneminin sona erdiğini ve eyleme geçmenin gündemde olduğun söylemek ne zaman mümkündür?


Kitlelerin devrimci ruh halinin kabarıp taştığı, bizim eylem şiarlarımız ve direktiflerimizin ise kitlelerin hareketin gerisinde kaldığı (Lenin'in “Duma’ya Girmek için” adlı yazısına bakınız; Ekim 1905’ten önceki dönem), kitleleri güçlükle -ve her zaman da başarıyla değil­-durdurduğumuz zaman, örneğin 1917’de Putilov işçileri ve mitralyözcülerin Temmuz eylemi sırasında (Lenin’in ‘Sol Radikalizm’... [23] adlı eserine bakınız).


b) Düşman kampında istikrarsızlık ve karışıklık, çöküş ve dağılma en üst noktasına ulaştığında, düşman kampından kaçan ve dönenlerin sayısı günbegün, hatta saatbesaat hızla arttığında, tarafsız unsurlar denilenlerin sayılan milyonları bulan tüm kent ve köy küçük-burjuva kütlesi açıkça düşmana (otokrasi ve burjuvaziye) sırt çevirmeye başlayıp, proletarya ile ittifak aradığında, bütün bunların sonucu olarak düşmanın yönetim organları baskı organları ile birlikte görev yapamaz hale geldiği, çaresiz ve işe yaramaz bir duruma düştüğünde ve böylece proletaryanın iktidarı ele geçirme hakkını kullanmasının yolunu açtığında.


c) Bu etkenlerin her ikisi de (madde a ve b) zaman bakımından çakıştığında, ki genellikle gerçekten de böyle olur.


Bazı kişiler, iktidardaki sınıfın ölüp gitmesi objektif sürecini saptamanın, saldırıya başlamak için yeterli olduğunu sanıyorlar. Fakat bu yanlıştır. Bundan başka ayrıca, başarılı saldırılar için zorunlu olan sübjektif koşulları da hazırlamak gereklidir. Aslında strateji ve taktiğin görevi, saldırılar için sübjektif koşulların hazırlanması çalışmasını ustaca, vakit geçirmeksizin öyle ilerletmektir ki, bu çalışma, egemen sınıfın iktidarının ölüp gitmesi objektif sürecine ayak uydursun.


3- Zamanın seçimi. Vuruş zamanı gerçekten Parti tarafından seçildiği ve ona olaylar tarafından dayatılmadığı sürece, zamanın seçimi, elverişli bir sonucu garanti eden iki koşulu önşart koşar: a) “meyvenin olgunluğu” ve b) vuruşa hazırlanmak, vurmak için uygun, geniş kitlelerce anlaşılır bir vesile sunan gözle görülebilecek bir olayın, bir hükümet tasarrufu veya yerel karakterli herhangi bir eylemin varlığı. Eğer bu iki koşula riayet edilmezse, vuruş, sadece düşmana karşı büyüyen ve gittikçe şiddetlenen genel saldırılar için bir çıkış noktası olmamakla, mahvedici şiddetli bir darbe haline gelmemekle kalmaz (oysa zamanın ustaca seçilmesinin asıl anlamı ve amacı tam da budur), bilakis tam tersine, hükümetin ve genel olarak düşmanın kendi prestijini yükseltmek için hükümet ve genelde düşman tarafından arzulanan ve onlar için avantajlı olan, ve Partiyi çökertmek veya her halükarda onun moralini bozmak için bir fırsat ve çıkış noktası haline gelebilecek olan gülünç bir darbeye [Putsch=hükümet darbesi-ÇN] dönüşebilir. Örneğin, Demokratik Konferans’­ın [24] tutuklanması yolunda Merkez Komitesi’nin bir kesimi tarafından yapılan başvuru, ikinci, talebi (yukarıya bakınız) yerine getirmediği için (kesinlikle yerine getirmediği için) Merkez Komitesi’nce reddedilen bu başvuru, zamanın doğru seçilmesi görüş açısından yanlıştı.


Genel olarak ilk vuruşun (zamanın seçilmesi) bir darbeye [Putsch] dönüşmemesine dikkat edilmelidir, bu nedenle yukarıda sözü edilen iki koşula sıkı sıkıya uymak zorunludur.


4- “Güç denemesi”. Parti bazen, tayin edici eylemler için önhazırlık yapıp, kendi görüşüne göre yeterince güçlü yedekler topladıktan sonra, düşmanın gücünü iskandil etmek ve kendi güçlerinin eylem hazırlığını sınamak için bir deneme eylemine girişmeyi amaca uygun bulur; böyle bir güç denemesine Parti, bilinçli olarak, kendi seçimiyle girişebileceği gibi (10 Haziran 1917 için planlanan fakat sonradan vazgeçilen ve aynı yılın 18 Haziran’ında yapılan gösteri), durum, karşı tarafın beklenmeyen bir eylemi veya önceden görülemeyen bazı olaylar tarafından da zorlanabilir (1917 Ağustos’undaki Kornilov isyanı ve yanıt olarak Komünist Partisinin parlak bir güç denemesi şeklindeki karşı eylemi). “Güç denemesi”, basit bir gösteri, örneğin bir 1 Mayıs gösterisi olarak görülmemelidir, bu nedenle güç denemesi basit bir güçlerin yoklanması olarak görülmemelidir, o, önemi ve olası sonuçları itibariyle, kuşkusuz, basit bir gösteriden daha fazla birşeydir, ama bir ayaklanma da değildir, bir gösteri ile, ayaklanma ya da genel grev arası birşeydir. Elverişli koşullarda o, ilk darbe (zamanın seçilmesi) haline, ayaklanmaya (Ekim sonunda Partimizin eylemi) gelişebilir; elverişsiz koşullarda ise, Partiyi doğrudan bir yenilgi tehlikesiyle karşılaştırabilir (3-4 Temmuz 1917 gösterisi). Bu nedenle güç denemesine, “meyve olgunlaştığında”, düşman kampı yeterince moral çöküntüsü içinde bulunduğunda, Parti belli yedekler biriktirdiğinde, kısacası: Parti saldırıya hazır olduğunda, güç denemesinin durumdan dolayı belki ilk darbeye, sonra da düşmana karşı genel taarruza dönüşmesinden korkmaya Partinin gerek duymadığı bir zamanda girişmek amaca en uygundur. Güç denemesine giriştiğinde, Parti her şeye hazır olmalıdır.


5- “Güçlerin yoklanması”. Güçlerin yoklanması, herhangi bir durumda girişilebilecek olan basit bir gösteridir (örneğin grevli veya grevsiz bir 1 Mayıs gösterisi). Eğer güçlerin yoklanması bir doğrudan patlama arifesinde değil de, azçok “barışçıl” bir zamanda yapılırsa, bu en kötü halde, gerek Parti gerek düşman için ağır kayıplar getirmeyen, polis tarafından temsil edilen devlet iktidarıyla ya da bazı askeri birliklerle bir kapışma sonucunu verir. Eğer güçlerin yoklanması yaklaşan çatışmanın kızgın atmosferinde yapılırsa, bu Partinin başına düşmanla zamansız bir tayin edici çarpışma içine girme ağı örebilir, ve düşman -eğer Parti henüz zayıf ve çatışmalar için henüz hazır değilse- bu tür bir “güç yoklaması”ndan başarıyla yararlanıp proletaryanın güçlerini ezebilir (Partinin, 1917 Eylül’ündeki sürekli “Tahriklere kapılmayın” çağrısı bunun içindir). Bu nedenle, halihazırda olgunlaşmış bir devrimci kriz atmosferinde güçlerin yoklanması yöntemini uygularken çok dikkatli olunmak ve bunun, eğer Parti zaaf gösterirse, düşman tarafından proletaryayı yenilgiye uğratacak veya her halükarda proletaryayı ciddi olarak zayıflatacak bir maşaya dönüştürülebileceği akıldan çıkarılmamak zorundadır. Ve tersine, eğer Parti eyleme hazırsa ve düşman safları açıkça moral çöküntüsü içindeyse, daha sonra “güç denemesi”ne geçmek (bunun için koşulların -“meyvenin olgunluğu” vb.­ elverişli olması kaydıyla) ve daha sonra da genel taarruzu açmak üzere “güçlerin yoklanması”na başlama fırsatı kaçırılmamalıdır.


6 -Saldırı taktiği (proletarya iktidarı aldığında, kurtuluş savaşları taktiği).


7- Düzenli geri çekilme taktiği. Üstün düşman güçleri karşısında, ordunun çoğunluğunu olmasa da, en azından kadrolarını korumak için beceriyle nasıl geri çekilineceği ( Lenin’in “’Sol Radikalizm’...”ine bakınız). Örneğin Vitte-Dubassov Duma’sını boykot sırasında en son bizim geri çekilmemiz. Geri çekilme taktiğiyle kaçma “taktiği” arasındaki fark (Menşeviklerle kıyaslama).


8- Gelecekteki mücadeleleri bekleyerek kadroları koruma ve güç toplamanın kaçınılmaz aracı olarak savunma taktiği. Bu, taktik, Partiyi mücadelenin istisnasız bütün alanlarındaki mevzileri işgal etme, bütün askeri sınıfları, yani her türlü örgüt biçimini, en önemsiz görünenini bile ihmal etmeden, hazırlık durumuna sokmakla yükümlendirir, çünkü ileride hangi alanın ilk savaş arenası olacağını ve tayin edici savaşa başlamada hangi hareket veya örgüt biçiminin proletaryanın elinde çıkış noktası ve etkin silah olarak hizmet edeceğini kimse önceden söyleyemez. Başka sözlerle: Savunma ve güç biriktirme döneminde Parti, tayin edici çarpışmaları bekleyerek, tam anlamıyla hazırlanmalıdır, çarpışmaları bekleyerek... Ancak bu hiçbir şekilde, Partinin eli-kolu bağlı bir halde bekleyip avare bir seyirci haline gelmesi, bir devrim partisinden (eğer muhalefetteyse), bir bekle-gör partisine yozlaşması gerektiği anlamına gelmez -hayır, böyle bir dönemde Parti, eğer gerekli güçleri biriktirmeye zamanı olmadıysa ya da durum Parti için elverişsizse, çatışmalardan kaçınmak zorundadır, bunları kabul etmemelidir; ama elverişli koşullar söz konusu olduğunda, -eğer bu düşman için dezavantajlı ise­ düşmana çarpışmayı dayatmak, düşmanı sürekli gerginlik içinde tutmak, adım adım onun güçlerini dağıtmak ve demoralize etmek, proletaryanın güçlerini adım adım onun günlük çıkarlarını ilgilendiren mücadelelerde eğitmek ve böylece kendi güçlerini arttırmak yolunda bir tek fırsatı bile kaçırmamalıdır.


Savunma ancak bu durumda gerçekten aktif bir savunma olur. Parti, kedersiz bir bekle-gör partisi değil, gerçek bir eylem partisi olmanın özelliklerini koruyabilir; Parti ancak bu durumda tayin edici eylemlerin zamanını geçirmez, kaçırmaz, olaylar tarafından gafil avlanmaz. “Bilge”, kedersiz bekle-gör taktiği ve daha da “bilge” pasifliği, yüzünden, Batıda proleter devrimin gelmesi zamanını kaçıran Kautsky ve şürekası olayı, bu konuda kesin bir uyandır. Ya da devamla: Barış ve toprak sorunlarında sonsuz bekle-gör taktikleri yüzünden iktidarı alma fırsatını kaçıran Menşevikler ve Sosyal-Devrimciler olayı da bir uyan olmalıdır. Öte yandan aktif savunma taktiği, davranış (eylem) taktiğinin kötüye kullanılmaması gerektiği de aynı şekilde açıktır, çünkü bu durumda, Komünist Partisinin devrimci eylemleri taktiğinin bir “devrimci” jimnastik taktiğine, yani proletaryanın güçlerini biriktirmeye ve onun mücadele hazırlığını güçlendirmeye, yani devrimin hızlanmasına değil de, bilakis proletaryanın güçlerinin dağılmasına, mücadele hazırlığının zayıflamasına ve dolayısıyla devrim davasının gecikmesine yol açan bir taktiğe dönüşme tehlikesi vardır.


9- Komünist strateji ve taktiğin genel temelleri. Bu temellerin sayısı üçtür:


a) Temel olarak, Marksizmin teorisi tarafından elde edilen ve devrimci pratik tarafından doğrulanan, insanlığın kapitalizmden kesin kurtuluşunda çıkarı olan ve bu yüzden kapitalizmin devrilmesi uğruna mücadelede bütün sömürülen ve ezilen yığınların önderi olma misyonuna sahip proletaryanın, kapitalist ülkelerde biricik tutarlı devrimci sınıf olduğu vargısı benimsenmelidir ve böylece bütün çalışma proletarya diktatörlüğünün kurulmasına yöneltilmelidir.


b) Temel olarak, Marksizmin teorisi tarafından elde edilen ve devrimci pratik tarafından doğrulanan, herhangi bir ülkenin Komünist Partisinin strateji ve taktiğinin ancak, “kendi” ülkesinin, “kendi” yurdunun, “kendi” proletaryasının çıkarlarıyla bitmediği, bilakis tam tersine kendi ülkesinin koşullarını ve durumunu göz önünde bulundurarak, uluslararası proletaryanın çıkarlarını, diğer ülkelerdeki devrimin çıkarlarını eksen yaptığı, yani özü itibariyle, ruhu itibariyle enternasyonalist olduğu bütün ülkelerdeki devrimin gelişmesi, desteklenmesi, körüklenmesi için bir ülkede” (kendi ülkesinde) “mümkün olanın en fazlasını gerçekleştirdiği taktirde (Lenin’in “Proleter Devrimi ve Dönek Kautsky” [25] adlı eserine bakınız) doğru olabileceği vargısı benimsenmelidir.


c) Başlangıç noktası olarak. strateji ve taktiği değiştirirken, yeni stratejik planlar ve çizgiler hazırlanırken, her türlü doktrincilik (sağ ve sol) reddedilmelidir (Kautsky, Akselrod, Bogdanov, Buharin), rahat yöntem, metinler aktarma, tarihsel paralellikler çizme, suni planlar ve ölü formüller yöntemi (Akselrod, Plehanov) reddedilmelidir. Marksizmin bakış açısı üzerinde “yatma”nın değil, onun üzerinde durmanın, yani dünyayı “sadece yorumlama”nın değil, onu “değiştirme”nin gerekli olduğu, “proletaryanın kıçına vecdetme”nin ve olayların kuyruğuna takılmanın değil, proletaryaya önderlik etmenin, bilinçsiz sürecin bilinçli bir ifadesi olmanın gerekliliği kabul edilmelidir (Lenin’in “Kendiliğindenlik ve Bilinç” [26] ve Marx’ın komünistlerin proletaryanın en uzakgörüşlü ve en ileri kesimi olduğu yolunda “Komünist Manifesto”daki [27] bilinen pasajı).


Bu temellerin her biri, özellikle ikincisi ve üçüncüsü, Rusya’da ve Batı’da devrimci hareketin deneyimlerinden olgularla örneklenmeli.




10- Görevler:


a) Proletaryanın öncüsünü komünizme kazanmak (yani kadroların yetiştirilmesi, bir Komünist Partinin yaratılması, programın ve taktiğin, temellerinin hazırlanması). Çalışmanın temel biçimi olarak propaganda.

b ) İşçilerin ve bir bütün olarak ezilenlerin geniş kitlelerini öncüye kazanmak (kitleleri savaş mevzilerine yakınlaştırmak). Çalışmanın temel biçimi, tayin edici çarpışmalara hazırlık olarak kitlelerin pratik eylemleridir.


11- Kurallar:


a) Proletaryanın bütün örgüt biçimlerine, hareketin, mücadelenin bütün biçimlerine (alanlarına) istisnasız hakim olmak zorunludur. (Hareketin biçimleri: parlamenter ve parlamento-dışı, legal ve illegal.)

b) Hareketin bir biçiminin yerine başkalarının geçmesine ya da bir biçiminin diğerleriyle tümlenmesine kendini uydurmayı öğrenmek, legal biçimleri illegal biçimlerle, parlamenter biçimleri parlamento-dışı biçimlerle birleştirmeyi öğrenmek zorunludur (örnek: Temmuz 1917’de Bolşeviklerin legal biçimlerden illegal biçimlere hızla geçişi; Lena olayları sırasında parlamento-dışı hareketin Duma’daki çıkışla birleştirilmesi).


12- İktidarı ele geçirmeden önce ve sonra Komünist Partisinin strateji ve taktiği. Dört özellik.


a) Ekim Devrimi’nden sonra genelde Avrupa’da, özelde Rusya’da ortaya çıkan durumda en önemli şey, Rus proletaryası tarafından gerçekleştirilen uluslararası sosyal cephenin (Rus burjuvazisine karşı zaferin sonucu olarak) Rusya kesitinde yarılmasıdır (emperyalizmden kopma, gizli antlaşmaların yayınlanması, emperyalist savaş yerine içsavaş, askerlere yapılan kardeşleşme çağrısı, hükümetlerine karşı ayaklanmaları için işçilere yapılan çağrı). Bu yarılma, uluslararası emperyalizmin tüm yapısını doğrudan tehdit ederek ve Batı’da çatışan güçlerin karşılıklı ilişkisini, Avrupa işçi sınıfı lehine temelli değiştirerek, dünya tarihinde bir dönüm noktası başlattı. Bu demektir ki ama, Rus proletaryası ve onun Partisi ulusal bir güç olmaktan çıkarak, uluslararası bir güç haline geldi, bu arada kendi ulusal burjuvazisini devirme eski görevinin yerini, uluslararası burjuvaziyi devirme yeni görevi aldı, ve uluslararası burjuvazi ölüm tehlikesinin farkında olarak Rus yarmasını tasfiye etmeyi acil bir görevi yaparak tüm serbest güçlerini (yedekler) Sovyet Rusya’ya karşı yığdığından, Sovyet Rusya tüm güçlerini savunma için toplamak zorundaydı ve uluslararası burjuvazinin esas darbesini üzerine almak zorunda kaldı. Bütün bunlar, Batılı proleterlerin kendi burjuvazilerine karşı mücadelelerini önemli ölçüde kolaylaştırdı ve uluslararası proletaryanın öncü savaşçısı olarak Rus proletaryasına karşı onların sempatisini on katına çıkardı.


Bir ülkede burjuvaziyi devirme görevinin gerçekleştirilmesi böylece uluslararası ölçekte yeni bir mücadele görevine, başka bir düzeyde mücadele, proleter devletin düşman kapitalist devletlere karşı mücadelesi görevine yol açtı, bu arada bu ana kadar uluslararası proletaryanın müfrezelerinden birini oluşturan Rus proletaryası, bu andan itibaren uluslararası proletaryanın ileri müfrezesi, öncüsü haline geldi.


Böylece kendimizin, Rusya’nın kendi devrimini tamamlamasını kolaylaştırmak için Batıda devrimi başlatma görevi bir istek olmaktan çıkarak, salt pratik bir günlük göreve dönüştü. İlişkilerdeki (özellikle uluslararası ilişkilerdeki) bu altüst oluş, Ekim Devrimi tarafından meydana getirildi ve bunu tamamen Ekim Devrimi’ne borçluyuz. Şubat Devrimi uluslararası ilişkilere dokunmadı bile.


b) Ekim’den sonra Rusya’da ortaya çıkan durumdaki ikinci önemli özellik, Rusya içinde gerek proletaryanın gerek onun Partisinin değişen konumudur. Eskiden, Ekim’den önce, proletaryanın ana kaygısı, burjuvaziyi devirmek için bütün savaş güçlerinin örgütlenmesiydi, yani esas olarak eleştirici ve yıkıcı karakterde bir görevdi. Şimdi, Ekim’den sonra, burjuvazi artık iktidarda olmadığından ve devlet, proleter bir devlet haline geldiğinden, eski görev hükümsüz hale gelmiştir, ve onun yerine, bir yandan, yeni Sovyet Rusya’yı, onun ekonomik ve askeri aygıtlarını inşa etmek için ve diğer yandan da, devrilen fakat tamamen ezilmemiş olan burjuvazinin direnişini bastırmak için Rusya’nın tüm emekçilerini (köylüler, zanaatkarlar, ev işçileri, aydınlar, RSFSC’ne mensup geri halklar) örgütleme yeni görevi geçmiştir.*


c) Rusya proletaryasının konumunun değişmesine uygun olarak ve ortaya çıkan yeni görev uyarınca, proletaryanın, Rusya nüfusunun burjuva ve küçük-burjuva gruplarına ve katmanlarına ilişkin siyaseti de değişti. Eskiden (burjuvazinin devrilmesinin arifesinde) proletarya, burjuva gruplarıyla tek tek anlaşmalar yapmayı reddediyordu, çünkü böyle bir siyaset, dümende duran burjuvazinin güçlenmesine yol açıyordu; şimdi ise, proletarya, tam tersine, tek tek anlaşmalardan yanadır, çünkü bunlar, kendi iktidarını güçlendiriyor, burjuvaziyi bölüyor, proletaryanın burjuvazinin tek tek gruplarını yola getirmesini, bunları asimile etmesini kolaylaştırıyor. “Reformizm” ile, tek tek anlaşmalar yapma siyaseti arasındaki fark (birincisi devrimci eylemler yöntemini kesinlikle reddeder; ikincisi ise reddetmez ve bu yöntem devrimciler tarafından uygulandığında, devrimci yöntemden yola çıkar; birincinin sınırları dardır; ikincisinin ise daha geniştir). (Bakınız “reformizm” ve “anlaşmalar siyaseti”.)


d) Proletaryanın ve Komünist Partisinin dev adımlarla gelişmesine uygun olarak



Komünist Partisinin stratejik çalışması güçlü atılım kazandı. Eskiden Komünist Partisinin stratejisi, stratejik planı çizmekle, proletarya hareketinin ve örgütlerinin değişik biçimleri arasında, ayrıca hareketin değişik talepleri (şiarlar) arasında manevra yapmakla, bu şiarı ileri sürüp şu şiarı geri çekmekle, çeşitli sınıflar arasındaki çelişkiler biçimindeki kısır yedeklerden yararlanmakla yetiniyordu, bu yedeklerin çerçevesi dar ve bunlardan yararlanma olanağı, Partinin zayıflığı yüzünden, kural olarak daima çok sınırlıydı; bugün Ekim’den sonra ise, birinci olarak yedekler artmıştır (Rusya’daki sosyal gruplar arasındaki çelişkiler, komşu devletlerdeki sınıflar ve milliyetler arasındaki çelişkiler, komşu devletler arasındaki çelişkiler, Batı’da gelişen sosyalist devrim, Doğu’da ve genel olarak sömürgelerde gelişen devrimci hareket vb.), ikinci olarak, manevra araçları ve olanakları artmıştır (eski araçlara yenileri eklendi, örneğin diplomatik faaliyet, ve gerek Batı’daki sosyalist hareketle gerek Doğu’daki devrimci hareketle daha etkili bağların kurulması), üçüncü olarak, Rusya’da egemen siyasi güç haline gelmiş ve kendi silahlı kuvvetlerine sahip olan, uluslararası alanda ise dünya devrimci hareketinin öncü müfrezesi haline gelen proletaryanın güç ve kaynaklarının artması nedeniyle yedeklerden yararlanmada yeni ve daha geniş olanaklar ortaya çıktı.


13- Özellikle: a) Hareketin temposu ve strateji ve taktiğin saptanmasında bunun rolü sorunu, b) Reformizm, anlaşmalar politikası ve bunlar arasındaki karşılıklı ilişki sorunu.


14- “Reformizm” (“uzlaşmacılık”), “anlaşmalar politikası” ve “tek tek anlaşmalar” –“üç farklı şey (her biri ayrı ayrı ele alınmalı).


Menşevik anlaşmalar kabul edilemez, çünkü bunlar reformizmden, yani devrimci eylemlerin yadsınmasından yola çıkar, Bolşevik anlaşmalar ise devrimci eylemlerin gereklerinden yola çıkar. Tam da bu yüzden, anlaşmalar Menşeviklerde bir sisteme, bir anlaşmalar siyasetine dönüşür, Bolşevikler ise sadece tek tek, somut anlaşmalardan yanadır, bundan özel bir anlaşmalar siyaseti yapmazlar.


15- Rusya Komünist Partisi’nin gelişmesinde üç dönem:


a) Proletaryanın öncüsünün (yani Parti’nin) biçimlen­mesi dönemi, Parti kadrolarının birleşmesi dönemi (bu dönemde Parti zayıftır, bir programa ve taktiğin genel temellerine sahiptir, fakat kitle eylemlerinin partisi olarak zayıftır);

b) Komünist Partisinin önderliği altında devrimci kitle mücadelesi dönemi. Bu dönemde Parti, bir kitle ajitasyonu örgütünden, bir kitle eylemleri örgütüne dönüşür; hazırlık döneminin yerini, devrimci eylemler dönemi alır;

c) İktidarın ele geçirilmesinden, Komünist Partisinin hükümet partisine dönüşmesinden sonraki dönem.


16- Rus proleter devriminin siyasi gücü, köylülüğün tarım devriminin (feodalizmin yıkılması) proletaryanın önderliği altında (burjuvazinin değil) gerçekleşmiş olmasında, bunun sonucu olarak da, burjuva-demokratik devrimin proleter devrime giriş [Prolog] olarak hizmet etmesinde, köylülüğün emekçi unsurlarıyla proletarya arasındaki bağın ve proletaryanın köylülüğü desteklemesinin, sadece siyasi olarak garantilenmesinde değil, bilakis örgütsel olarak da Sovyetler içinde sağlama bağlanmasında yatar, ki bu, halkın büyük çoğunluğunun proletaryaya sempati duymasını sağladı (işte bu nedenle bizzat proletaryanın ülkede çoğunluğu oluşturmaması vahim bir şey değildir).


Avrupa'daki (kıtadaki) proleter devrimlerinin zaafı, orada proletaryanın kırla ne bu bağa sahip olması ne de kırdan bu desteği almasında yatmaktadır, orada, köylülerin feodalizmden kurtuluşu burjuvazinin önderliği altında olmuştur (o zamanlar zayıf olan proletaryanın değil), ve bu durum, kırın çıkarlarına karşı sosyal-demokrasinin kayıtsız tavrı karşısında uzun bir süre için burjuvaziye köylülüğün sempatisini sağlamıştır.*


* Buna uygun olarak hareketin bazı eski biçimleri de -örneğin grevler, ayaklanmalar vs.- hükümsüz hale gelmiştir, ve buna binaen işçi sınıfı örgütün karakteri ve biçimleri (fonksiyonları) de değişmiştir (Parti, Sovyetler, sendikalar, kooperatifler, kültür ve aydınlatma kuruluşları).


Temmuz 1921.

İlk kez yayınlanmaktadır.



____________________

* Elinizdeki broşür taslağı, yazar tarafından, 1924’te yayınlanan ve J.V. Stalin, Eserler, cilt 6’da yer alan “Leninizmin Temelleri Üzerine” yazısında kullanıldı. Taslağın birinci bölümü, 1923’te yayınlanan ve J.V. Stalin, Eserler, cilt 5’te yer alan “Rus Komünistlerinin Siyasi Stratejisi ve Taktiği Sorunu” makalesi için kullanıldı, taslaktaki tezlerden bazıları ise yazar tarafından, Ağustos 1921’de yayınlanan ve J.V. Stalin, Eserler, cilt 5’te yeralan “iktidarın Ele Geçirilmesinden Önce ve Sonra Parti” yazısında kullanıldı. Red.


Notlar


[14] 6 Ağustos 1920’de Komintern II. Kongresi tarafından onaylanan Komünist Enternasyonal’e üye olmanın 21 koşulu kastedilmektedir.

[15] V.İ. Lenin’in “Bugünkü Devrimde Proletaryanın Görevleri Üzerine” Nisan tezleri kastedilmektedir (bkz. “Eserler”, 4. baskı. Cilt 24, s. 1-7, Rusça).

[16] Kronstat’ta Mart 19212de karşı-devrimci ayaklanma kastedilmektedir (bkz. “SBKP(B) Tarihi, Kısa Ders”, s. 239, Rusça).

[17] V.İ. Lenin, “demokratik devrimde Sosyal-Demokrasinin İki Taktiği” (bkz. “Eserler”, 4. baskı, cilt 9, s. 1-119, Rusça).

[18] Bkz. V.İ. Lenin, “Eserler”, 4. baskı, cilt 8 (Rusça).

[19] V.İ. Lenin, “Kadetlerin Bir Zaferi ve İşçi Partisinin Görevleri” (bkz. “Eserler”, 4.baskı, cilt 10, s. 175-250, Rusça).

[20] Bkz. V.İ. Lenin, “Eserler, 4. baskı, cilt 26, s. 217-229, Rusça.

[21] V.İ. Lenin’in “Sovyet İktidarının En yakın Görevleri” kastedilmektedir. (bkz. “Eserler”, 4. baskı, cilt 27, s. 207-246, Rusça.

[22] “Credo” – bir grup “Ekonomist”in manifestosu. (Credo üzerine bkz. V.İ. Lenin, “Rusya Sosyal-Demokratlarının Bir Protestosu”, “Eserler”, 4. baskı, cilt 4, s. 149-163, Rusça.)

[23] V.İ. Lenin, “’Sol Radikalizm’, Komünizmin Bir Çocukluk Hastalığı” (bkz, “ Eserler”, 4. baskı, cilt 31, s. 1-97, Rusça.

[24] Demokratik Konferans, 14-22 Eylül 1917 tarihlerinde Petrograd’da yapıldı. Konferans, İşçi ve Köylü Temsilcileri Sovyetleri Tüm-Rusya Merkez Yürütme Komitesi ve Köylü Temsilcileri Sovyetleri Yürütme Komitesi’nin Menşevik ve Sosyal-Devrimcileri Sovyetleri Yürütme Komitesi’nin Menşevik ve Sosyal-Devrimci liderleri tarafından toplantıya çağrılmıştı ve sosyalist partilerin, uzlaşmacı Sovyetlerin, sendikaların, Zemstvo’nun, ticaret ve sanayi çevrelerinin ve ordu birliklerinin temsilcilerinden oluşuyordu. Konferans, Geçici Hükümet içinde bir danışma organı olarak bir Ön Parlamento (Geçici Cumhuriyet Konseyi) oluşturdu. Uzlaşmacılar, Ön Parlamento’nun yardımıyla devrimi durduracaklarına ve ülkeyi Sovyet devrimi yolundan çıkararak burjuva-anayasal gelişme yoluna sokabileceklerine inanıyorlardı.

[25] V.İ. Lenin, “Proleter Devrimi ve Dönek kautsky” )bkz. “Eserler”, 4. baskı, cilt 28, s. 207-302, Rusça).

[26] V.İ. Lenin’in “Ne Yapmalı?” adlı eseri kastedilmektedir) bkz. “Eserler”, 4. baskı, cilt 5, s. 319-494, Rusça).

[27] Bkz. K. Marx ve F. Engels, “Komünist Partisi Manifestosu”, “939, s. 40/41, Rusça.


J.V. Stalin, Eserler, Cilt 5, 1921-1923, İnter Yayınları, Nisan 1990, s.60-80